Alsancak Limanı Albayrak Grubu'na verildi: 19 yıl bekledi, bir imzayla el değiştirdi
Türkiye Varlık Fonu’nun İzmir Limanı’nı Albayrak Grubu’na devri siyasetle ekonomiyi karşı karşıya getirdi. CHP “yağma” derken, sanayi ve ihracat cephesi “yatırım gelirse İzmir kazanır” diyor.
TÜRKİYE Varlık Fonu’nun (TVF) 2016’dan bu yana elinde tuttuğu TCDD İzmir Limanı, işletme hakkının Albayrak Grubu’na verilmesiyle yeniden Türkiye gündeminin merkezine oturdu. Yük işletmesinin devredildiği, kruvaziyer yolcu iskelesinin sözleşme dışında bırakıldığı karar; siyasetten sanayiye, ihracatçıdan denizcilik sektörüne kadar geniş bir cephede farklı beklenti ve itirazları aynı anda doğurdu.CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, liman devrini iki başlıkta ele aldı:Birincisi, milli varlıkların milli sermayeyle işletilmesi gerektiği yaklaşımı. İkincisi ise işletme devrinin yine ‘yandaş’ bir firmaya gitmesi eleştirisi. Polat, sözleşme şartlarının “ticari sır” gerekçesiyle kamuoyundan gizlenmesine dikkat çekerek şu çıkışı yaptı:
“İzmirlilerin malları İzmirlilerin elinde kalmalı dedik, yine olmadı. Yandaş AKP sermayesinin İzmir’i yağmalamaya devam edeceği gösterildi.”
Polat, Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Gasilhane gibi Büyükşehir mülkiyetindeki yapıların Vakıflar’a devrini hatırlatıp, tartışmayı daha da büyüten cümleyi kurdu.Polat,
“Oldu olacak Büyükşehir’in anahtarını da verelim, rahatlasınlar”
dedi.
TUNCAY ÖZKAN’DAN TEPKİ
Devir işlemine ilişkin CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan'dan da sert tepki geldi. Özkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı şöyle:İzmir Bilsin! İzmir’in tarihi gelir kapısına el koymalarının sebebi yandaşa peşkeş çekmekmiş. Alsancak İzmir Limanı’nı önce özelleştirme kapsamında satmak istediler.Arap sermayesine satamayınca Varlık Fonu’na devrettiler. Şimdi de yandaş Yeni Şafak gazetesinin de sahibi olan Albayrak ailesine izmir Limanı’nı verdikleri ortaya çıktı. İzmir’in rantını yandaşlara veriyorlar. İzmirli bunu sizin yanınıza bırakmayacak.İlk seçimde göreceksiniz. Hatta Yüreğiniz yetiyorsa yarın erken seçim kararı alın, bakın bakalım İzmir’in rantını peşkeş çekmenin sonucu neymiş? Hodri meydan. İzmir sizi bekliyor. Yüreğiniz yetiyorsa haydi erken seçime.
SANAYİ CEPHESİ TEMKİNLİ
Ege Bölge Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, kararın gecikmiş bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. 2007’deki özelleştirme sürecini ve yarım kalan ihaleleri hatırlatan Yorgancılar,
“İzmir Limanı verimli çalışmak için ciddi yatırıma muhtaçtı. İhaleyi alan firma çekildi, teminat yandı. 19 yıl boşa geçti”
dedi.Yorgancılar’a göre limanın şehir içindeki konumu handikap olsa da kapasitesi büyük. Çandarlı’nın devreye girememesi ve Aliağa’nın tek alternatif olarak kalması, İzmir Limanı’nı kaçınılmaz kılıyor. Alan firmanın başka limanlar da işlettiğini belirten Yorgancılar,
“Buraya iyi yatırım yapar, modernleştirirse sanayiciye büyük katkı sağlar”
dedi.
İHRACATÇILAR: “SAHİPSİZ LİMAN OLMAZ”
Ege İhracatçı Birlikleri Başkanı Jak Eskinazi, sürecin henüz çok yeni olduğuna işaret ediyor. Kruvaziyer bölümünün ayrı tutulmasını avantaj da dezavantaj da olabilecek bir detay olarak görüyor.
“Limanın bir sahibinin olması gerekiyordu. Yatırım yapılırsa İzmir’e kazandırılır” diye konuşan Eskinazi’nin sözleri çarpıcı: “Odamdan limanı görüyorum; acınacak halde. Eskiden gemiler dışarıda kuyruk olurdu, şimdi yok. Umarım bu süreç İzmir’e yeniden hareket getirir.”
DENİZCİLER UMUTLU
Deniz Ticaret Odası (DTO) cephesinde özelleştirme görüşü daha umutlu. DTO Başkanı İsmet Öztürk, yatırımların başlamasını “İzmir için önemli bir adım” olarak nitelendiriyor.Öztürk,
“İzmir’i limansız düşünmek doğru değildi. Ümidimiz, kullanıcı maliyetlerini düşüren uygulamaların gelmesi”
dedi.
SORU HÂLÂ MASADA
Daha önce konuyla ilgili kaleme aldığımız yazıda,
“Liman meselesi bir işletme devri değil, İzmir’in geleceğinin kim tarafından, hangi akılla şekillendirileceği meselesidir”
demiştik.Bugün gelinen noktada ise bu soruyu yeniden soruyoruz.Atılacak adımlar, İzmir Limanı’nı yeniden Akdeniz’in oyuncusu yapacak mı, yoksa eleştirilerin haklı çıktığı bir kayıp fırsat olarak tarihteki yerini mi alacak?