Nefes yazarı Nuray Babacan, 45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından CHP İstanbul İl yönetiminin görevinden alınarak yerlerine kayyım atandığı saatlerde AKP Genel Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında MYK toplantısı yapıldığını yazdı.“Üç saatten fazla süren toplantıda, Türkiye’nin ana muhalefet partisi il başkanlığı üzerinden yapılan yeni operasyona ilişkin tek kelime edilmedi” diyen Babacan, “Bu anlar, parti genel merkezinin ‘karar verici’ olmaktan çıktığının bir kez daha ispatı oldu. Çoğu, gelişmeleri sosyal medyadan izledi. MYK üyelerinin detaylı bilgi alma, müzakere etme, doğru ve yanlışla ilgili değerlendirme yapma talebi olmadığı bir kez daha görüldü” ifadelerini kulandı.
‘YENİ OEPRASYONA İLİŞKİN TEK KELİME EDİLMEDİ’
Nuray Babacan, “O saatlerde AKP Genel Merkezi…” başlıklı yazısında şunları aktardı:“CHP’nin il kongresini ve il yönetimini yok sayma ve kayyım atama operasyonunun yapıldığı saatlerde, AKP Genel Merkezi’nde MYK hazırlıkları vardı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kadın kollarıyla toplantısı nedeniyle MYK geç başladı.Üç saatten fazla süren toplantıda, Türkiye’nin ana muhalefet partisi il başkanlığı üzerinden yapılan yeni operasyona ilişkin tek kelime edilmedi. Genel Başkan yardımcılıklarının sıkıcı uzun sunumları saatler sürdü.‘CHP DAVASINI ‘YARGININ İŞİ’ SÖZLERİYLE GEÇİŞTİRDİ’
Erdoğan’ın açılış konuşması ise Çin gezisiyle başlayıp, Suriye ve Gazze ile devam etti. Daha önce dile getirdiğine benzer değerlendirmeler yaptı. Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı arasında yaptığı açıklamada, sorunlarla ilgili dünya turu yaptı, CHP davasını ‘yargının işi’ sözleriyle geçiştirdi. Sonra toplantıya dönüp, dışarda anlattıklarını sınıf başkanı edasıyla tekrarladı.Bu anlar, parti genel merkezinin ‘karar verici’ olmaktan çıktığının bir kez daha ispatı oldu. Çoğu, gelişmeleri sosyal medyadan izledi. MYK üyelerinin detaylı bilgi alma, müzakere etme, doğru ve yanlışla ilgili değerlendirme yapma talebi olmadığı bir kez daha görüldü.AKP’li kurmayların kendi aralarında yaptıkları değerlendirmeler ise tekrara düştü. Bir kısmı bu operasyonu ‘beklenmedik’ bulduğunu söylerken, 15 Eylül’deki CHP Büyük Kongre davasının sonucunu değiştirmek için hamle yapıldığını kabul ettiler.CHP İstanbul İl Başkanlığı operasyonuyla, büyük kongre delegelerinin, sonuç değiştirecek kadar bir rakamla devre dışı bırakılmasının 15 Eylül’de mahkemeden beklenen ‘mahkemenin konusu değildir” kararını değiştirmek amacı taşıdığı yorumları yapıldı. Geçen hafta söz konusu iddianameyi, ‘15 Eylül davasına çengel atmak’ olarak değerlendirenlerin tezleri doğru çıktı.‘AKP’LİLER PEK İKNA OLMUŞ DEĞİL’
Bunun kime faydası olacağına konusunda ise AKP’liler pek de ikna olmuş değil. Bir kısmı son noktada bunun zararını kendilerinin göreceğini düşünürken, bazıları Erdoğan-Bahçeli ikilisinin kendilerini kazançlı çıkaracağını umuyor.AKP’li bir kurmayın daha ilginç bir yorumu var. CHP’nin, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından etkisiz hale getirmesinin, Özgür Özel ve arkadaşlarını yeni parti kurmaya zorlayacağını, bu durumun iktidar için diğer seçeneklerden çok daha kötü sonuçları olacağını dile getiriyorlar.Mağdur edilen, yaşam hakkı verilmeyen dinamik ve mücadeleci bir grubun temiz sayfa açarak, yeni bir başlangıç yapmasının sonuçlarının seçimde görüleceğini ve kaybedenin Cumhur İttifakı olacağı yorumları ilginç.Herkes hukuki sonuçla değil, siyasi sonuçla ilgili. Bugün iktidarı kurtarmak gibi görünen gelişmelerin, orta vadede başka bir şeye evrileceğini ve kendilerinin zararlı çıkacağını söyleyenler az değil.”